Gelişimin birinci adımı, eksikler olduğunu ve gelişim için alan olduğunu kabul etmektir.

Örneğin matematik dersinde kötü not alan bir öğrenciye bunun “sayısal zeka” azlığından olduğu mesajını üstü kapalı dahi verirseniz, çalışmaz. Değiştiremeyeceği bir şey için niye çalışsın ki? Öte yandan aldığı kötü notun sebebinin “doğru çalışmaması” olduğunu söylerseniz, yine çalışacağı ve başarılı olacağı garantili değildir, ancak ilk senaryoya göre çok daha avantajlı bir durumdadır. Karar verdiği ve istediği an daha başarılı olabileceğini bilir. Bu noktadan sonra konu, fedakarlık ve istek meselesidir.

Bu kurumlarda da aynı şekilde. Pazarlamadan finansa, satıştan veritabanı yönetimine, eğer o meslek alanında gelişilecek, öğrenilecek şeyler olduğunu düşünüyorsanız çok daha hızlı gelişirsiniz. Eğer bu alanlardaki başarının mizaç, karakter ya da sadece zamanla kazanılan tecrübe ile gelişeceğine inanıyorsanız da gelişim ya hiç olmaz, ya da çok yavaş olur.

Klasik İşe Alım Öldü! Yerine Yenisini Koyalım

İşe Alım Teknikleri bugün nerede? Yarının İşe Alım ve İş Görüşmesi Teknikleri ne olmalı?

Profesyonel olarak yetenek seçme ve işe alma (Talent Recruitment) alanında çalışmaya başladığımda ilk bir kaç ayımı kendimi geliştirecek ve işin teorisini öğrenecek kaynaklar arayarak geçirdiğimi ve dişe dokunan hiç bir kaynak bulamamanın hayal kırıklığını hatırlıyorum. İşe alım teknikleri konusunda Türkçe dilinde pek kaynak yok. Bunu geçtim, Dünya’da da “İşe Alım Teknikleri” konusunda bir araştırma yaptığınızda karşınıza hep adaylara ilişkin öneriler çıkar, bu mesleğin nasıl daha iyi icra edilebileceğine ilişkin kaynak yoktur. İşe Alım Teknikleri konusunda bir kaç yıl boyunca hep araştırdım ve karşıma çıkanlar hep aynıydı.

Detaylı araştırmalarıma, çevremde bu işi yapan kişilerle olan sohbetlerime ve bu meslek alanındaki liderleri yakın takibime rağmen elimde artık klişeleşmiş “Yetkinlik Bazlı Mülakat” teknikleri ötesinde hiçbir şey yoktu. Ne anlatıyordu bu klasik model? Özetle iki şey söylüyordu:

Birincisi; kişinin geçmiş eylemleri ve durumlar karşısındaki tepkileri, gelecek eylemlerini ve durumlar karşısında takınacağı tavrı öngörmekte kullanılabilir.  Bir defa bu önermeyi bu kadar kolay kabullenmemek gerekiyor.

Önce aşağıdaki bir video’ya göz atın, sonra nedenini anlatacağım.

İş başvurusu süreci bir çok kişi için kafa karıştırıcı olabilir. Bu yazıda iş başvurusu süreci nasıl adımlar izlenerek tamamlanabilir, geleneksel olarak bu süreç nasıl yürütülmüştür, başvuranların şanslarını artırmak için yapabilecekleri nelerdir giib soruların cevaplarını bulacaksınız.

İş Başvurusu Nasıl Yapılır?

Türkiye’deki şirketlerin gittikçe kurumsallaşmasını doğal sonucu olarak çalışan alım süreci de bazı standartlara oturdu. Eskiden iş bulma süreci çoğunlukla tanıdıkları araya sokmaktan veya staj yaparak tanıdık kazanmaktan ibaretti. Artık bunun dışında, şirketlerin büyük çoğunluğunun bir pozisyon açıldığında ilan verdiğini görüyoruz. Ancak bu bir tarafa, hala network, iş ve tanıdık bağlantıları veya staj ile kazanılan tecrübeler önemli. Tanıdıklık ilişkilerinin bu kadar önemli olmasını arkasında insan doğasına has çok doğal bazı özellikler yatıyor, bunlardan en önde geleni ise tanıdığımız kişilere daha çok güveniyor olmamız. Bildiğiniz gibi özellikle birlikte iş yapmak güven gerektiriyor, bu sebeple de bu şekildeki ilişkilerin iş bulma sürecinde çok etkili olduğunu görüyoruz.

Ancak asıl konuya dönecek olursak, arada tanıdık ve referans olmadığı bir senaryo da iş başvurusu yapmak için nasıl adımlar izlemek gerektiğine bakalım.

  1. Henüz bir işe başvurmayı düşünmeden ve karşınıza çıkan ilanlara rastgele başvurmaya başlamadan önce, sessiz ve sakin bir ortamda kendi başınıza düşünmenizi ve kendinize dürüst bir şekilde en kuvvetli yönlerinizi ortaya yatırmanızı öneririm. İnsanlarla iletişim kurmakta mı daha iyisiniz, yoksa karmaşık verileri düzgün bir şekilde analiz etmekte mi? Yalnız başınızayken mi daha verimli çalışıyorsunuz, yoksa takım çalışması mı gerçek potansiyelinizi ortaya çıkarıyor? Kendi kuvvetli ve zayıf yönlerinizi, nasıl ortamlarda daha iyi çalıştığınızı keşfedin.
  2. Kendinizi yeterince tanımadığınızı düşünüyor ve kuvvetli ve zayıf yönlerinizi kendinize karşı dürüst olarak ortaya koyamıyorsanız bunun en muhtemel sebebi tecrübe sahibi olmamanız. Ancak tecrübe sahibi olmak için illa da maaşlı bir işte çalışıyor olmanıza gerek yok. Arkadaşlarınızla daha çok proje yapın, gönüllü etkinliklere katılın, evden freelance işler yapın kısaca kendinizi boş boş oturarak değil ancak “daha çok şey yaparak” keşfedebilirsiniz.
  3. Kendinize çok kuvvetli bir CV hazırlayın. İdeal bir CV sizin geçmiş başarılarınızı ve profesyonel profilinizi net olarak ortaya koyar. Henüz yeteri kadar tecrübeniz yoksa arayı hangi konularda ilgili, meraklı ve tutkulu olduğunuzu dürüst bir şekilde ileterek kapatmaya çalışın.
  4. İş başvurusu yapacağınız iş alanlarının, sektörlerin ve şirketlerin bir listesini çıkarın. Birinci ve ikinci öncelikleriniz olsun. İlk olarak birinci ve daha sonra ikinci önceliğiniz olan şirketlere başvurmayı hedefleyin.
  5. İş başvurusunda bulunmak için şirketlerin a) kendi sitelerini b) linkedin ilanlarını c)kariyer.net secretcv.com gibi sitelerdeki ilanlarını takip edin. Bunlara ek olarak bazı şirketler, açılan pozisyonlarını Twitter veya Facebook gibi kanallardan da duyurabiliyorlar. Bunları kaçırmamak için buralarda da hedeflediğiniz şirketleri takipte olun. Örneğin Microsoft’da çalışmak istiyorsanız resmi ve lokal hesaplarını ve sosyal medya kanallarını takip edin.
  6. Aradaığınız işler için “google alarm” özelliğini kullanın. Bu özellik ile sizin belirlediğiniz anahtar kelimelere sahip ilan yayınlandığında otomatik olarak haberdar olursunuz.
  7. İlana başvurmak için kariyer.net gibi platformlarda profil oluşturmanız gerekir, profil oluştururken tüm bilgileri eksiksiz doldurun, dikkatli ve temiz bir Türkçe kullanın, imla hatalarından kaçırın.
İş Başvurusu yapmadan önce bilmek gerekenler

İş Başvurusu yapmadan önce uzaklara bakmak değil, becerilerinizi keşfetmek gerekli.

Unutmayın! CV’nizdeki diliniz sizi en az tecrübeleriniz kadar temsil eder. Kötü bir Türkçe’yle imla hatalarıyla yazılmış bir CV ile iyi bir iş başvurusu yapıp olumlu dönüş almayı beklemeyin.

Şu da ilginizi çekebilir:

İş Görüşmesine Nasıl Hazırlanılır?

Üniversite’den mezun olunur. Mümkünse bir kaç staj yapılır ve ilgili şirket siteleri ve kariyer.net gibi platformlar üzerinden iş başvurusunda bulunulur. Görüşme daveti gelir, iş görüşmesi yapılır ve iş teklifi alırsınız… Yoksa artık bu hikaye gerçekçi gelmiyor mu?

En azından standart planlama ve beklentiler bunun üzerine kurulu. Ancak her iş aramış, iş değiştirmiş veya değiştirmeyi düşünmüş kişi bilir ki bu süreç hiç de bu kadar basit ve iş bulmak hiç de bu kadar kolay değil.

O zaman gerçekten becerikli ve yetenekli kişiler, ya da kendi çalışma azmi ve fark yaratma kapasitesine yüksek inancı olanlar nasıl iyi işler bulurlar buna bakalım.

Birinci Adım: Becerilere Yatırım Yapın

download

Kurumsal şirket yapılarındaki önemli pozisyonlardaki kişiler, kendi ünvanlarının gücüyle karar aldırıyor ve insanları etkiliyor olabilirler ancak o noktaya gelen kadar kendi becerilerine dayanarak geliştiler. Ya da kendi işini kurmuş ve büyütmüş kişiler siz gördüğünüzde lüks ve güçlü bir hayata sahip gibi görünebilir ancak işin aslı, onlar da büyük fedakarlıklar yaparak iş başarıları için en gerekli becerileri inşa etmek için uğraşmışlardır.

Koşullar değişkendir, kişilere sağladığı avantajlar değişebilir ancak kazandığınız beceriler hayat boyu sizinle kalır ve onları paraya da, mesleki avantaja da, bir ürün ve hizmete de dönüştürebilirsiniz.

                Teknik Beceri (Technical Skills)

Özellikle mühendislik alanında okuyor, bir zanaat becerisi kazanıyor veya teorik bir bilgi alanında derinlemesine araştırma yapıyorsanız bazı teknik bilgilere sahipsiniz demektir. Sıfırdan bir sandalye yapacak marangozluk becerisi de duruma göre çok değerli bir teknik beceri olabilir; Bir websitesinin veya girişimin veri mimarisini tasarlayacak frontend ve backend yazılım geliştirme becerisi de.

Genelde teknik becerilerin ölçümü ve tespit edilmesi daha kolaydır ve büyük eğitim yatırımı gerektirir. Bu sebeple teknik beceri sahibi olmak, hatta daha da ötesinde “çağın ihtiyaçlarıyla uyumlu” teknik beceri sahibi olmak iş bulma yolculuğunda büyük başarı potansiyelinin önünü açar.

Sıfırdan inşa edilen bir toplumda veya hızla gelişen bir kasabada mimarlık ya da inşaat mühendisliği değerliyken, tüm endüstrinin dijitale geçiş yaptığı bir dönemde bilgisayar yazılımcılığı veya grafik tasarımcılığına özgü teknik beceriler öne çıkar ve avantaj kazandırır.

Bu sebeple eğer üniversite veya iş önceside dönemde iseniz ve teknik beceri kazanma fırsatınız var ise, bu ilerideki iş arayışında size avantaj kazandıracaktır, buraya yapılacak yatırımın faydası olma ihtimali yüksektir. Çoktan iş hayatı içerisindeyseniz de hiç bir zaman geç değil. Jeff Bezos’un dediği gibi, “her gün ilk gün” ve öğrenmeye başlamak için geç değil. Özellikle kendi uzmanlık alanınızın geleceğini öngörerek faydalı alanlarda teknik beceri kazanmak size büyük avantaj katacaktır. Örneğin müzik veya video üretme benzeri bir iş ile uğraşıyorsanız, yeni video editleme ve paylaşma trendlerini ve sistemlerini yakından takip etmeniz kritik.  Ya da bir kurum içerisinde muhasebe alanında çalışıyorsanız dünyadan nasıl muhasebe ve finans otomasyon sistemlerinin kullanılmaya başladığına ilişkin bilgi alıyor olmanız ve yeni sistemleri kullanma becerileri geliştirmek için yatırım yapmanız yararlı.

                Sosyal Beceri (Soft Skills)

Teknik ve teorik bilgi altyapınız ve üretim becerininiz ne kadar yüksek olursa olsun, en nihayetinde hala hemen hemen tüm üretim süreçlerinde başka insanlarla etkileşim içerisinde çalışıyoruz. Eğer kurumsal hayat içerisindeyseniz veya böyle bir ortamda çalışacaksanız, iyi ilişkiler içinde olmanız, takım oyunu oynamanız ve yardımlaşmanız gereken takım arkadaşlarınız, verimli çalışmasını sağlamanız gereken astlarınız ve beklentilerini doğru anlayıp yerine getirmeniz gereken üstleriniz olacak. Eğer girişim veya freelance ekosistemi içerisinde yer alarak çalışacaksanız, yeni insanlarla tanışacak, yeni işbirliği modelleri geliştirecek ve sadece tek seferlik değil, güvene ve karşılıklı saygı ve sevgiye dayalı ilişkiler geliştirmek isteyeceksiniz.

  • Kendini doğru ifade etmek
  • İyi bir dinleyici olmak
  • Kuvvetli ikna becerilerine sahip olmak
  • Dikkat çekici ve etkileyici hikaye anlatmak
  • İyi bir “networker” olmak
  • Stres altında kırılmadan çalışmaya devam edebilmek
  • Zamanı iyi yönetmek ve dakiklik
  • Kolay demotive olmamak ve hatta çevrenizdekileri motive edebilmek…

gibi becerilerin hiçbiri teknik beceri değil, ancak iş veya girişim başarınızda en az teknik becerileriniz kadar önemli.

İkinci Adım: Bulunabilir Olun

Kendinizi konfor alanınıza hapsetmeyin.

Kendinizi konfor alanınıza hapsetmeyin.

İyi bir çalışan olmak için gerekli, asgari becerileri tamamlamaya başladınız diyelim, şimdi sıra bulunabilir olmakta.

İşverenler her gün yüzlerce ilan veriyor ve şirketlerindeki açık pozisyonları doldurmaya çalışıyorlar. İş arayışındaki her kişinin ilk adımı “bulunabilir olmak” için gerekli yatırımı yapmak olmalı.

  • LinkedIn profilinize yatırım yapın. Özellikle iş hayatına yeni giriş yapacak bir öğrenci iseniz sadece hangi üniversite ve bölümde okuduğunuzu yazmakla yetinmeyin. Profilinize sahip olduğunuz teknik ve sosyal becerileri görünür ve dikkat çekici şekilde yazın. Hangi iş alanları için iyi bir iş adayı olduğunuzu düşünüyorsanız bunu belirtin. Hedeflerinizi yazın ve görünür kılın. Eğer kariyerinini başında veya ortasında bir profesyonelseniz de gelecek hayallerinizi yazmaktan çekinmeyin. Hangi alanlarda tutkulu olduğunuzu ve becerilerinizi ifade ederken en büyük avantajınız, bunu destekleyecek somut başarılarınızı listeleyebilmek. Bu fırsatı kaçırmayın.

 

  • Özgeçmiş ya da CV’nize yatırım yapın. Okuyucu (işveren) deneyimini dikkate alan, başarılınızı vurgulayan ve sizi kuvvetli gösteren bir CV, önünüzde çıkacak iş görüşmesi fırsatlarını doğrudan etkileyecektir. CV’niz sizin profesyonel vitrininiz ve ne yazık ki sizi bir görüşmeye davet etme ve etmeme kararındaki en etkili, hatta belki de tek etkili döküman. CV’nizi yazım sürecinde profesyonel bir destek alabileceğinizi, ve artan CV kalitesiyle iş şansınızı arttırabileceğinizi unutmayın. CV’nizi hazırlarken 3 sayfanın altında kalmaya, sizi öne çıkaran becerilerinizi yazmaya ve gelecek hedefleriniz için neler yaptığınızı doğru biçimde ifade etmeye önem verin ve zaman ayırın.

 

  • Hedeflediğiniz meslek profillerinin zaman geçirdiği online mecraları takip edin ve bu tarz online komünitelerde aktif olun. Örneğin reklamcılık sektöründe çalışmak gibi bir hedefiniz varsa, insanların kendi tasarımlarını paylaştığı ve yeri geldiği zaman ek gelir kaynadığı designcrowd.com, crowdspring.com gibi platformları kullanın. Benzer şekilde, yazılım alanında hedefleriniz varsa stackoverflow.com, insan kaynakları gibi bir alanda hedefiniz varsa linkedin İK gruplarını kullanın.

 

Üçüncü Adım: Network’ünüze Yatırım Yapın

network2

İyi iş fırsatlarının çok büyük bir kısmı işverenlerin kendi çevreleri veya dolaylı çevrelerinin arkadaş kontakları üzerinden dolduruluyor. Çok kurumsal ve büyük hacimli işe alımların istisnaları olmakla birlikte, hemen hemen her işe alım öncesi işveren kendi çevresine ve tanıdık ağına, ondan sonra 2. Derece tanıdıklarının çevresine haber salacak ve ilgili becerilerdeki kişilerle görüşmek isteyecektir. Bunun adaletsiz olduğuna ilişkin bir düşünce olmakla birlikte, ben bunu doğal buluyorum. Nihayetinde insanlar dolaylı tanıdıklarına güveniyorlar, onlar için aralarındaki ilişki, bir tür sigorta görevi görüyor. Bu sebeple özellikle kendi çevresi geniş ve doğru yerlerde olan kişilerle kuracağınız ilişkiler çok değerli ve etkili olacaktır.

  • Odaklı ilerleyin. Konu network geliştirmek olunca çokça kişide, tanıdığı tanımadığı herkese kart verme hevesi veya her gördüğü kişiye işe ihtiyacı olduğunu söyleme eğilimi görüyorum. Bu şekilde faydalı olan ilişkiler kurmak mümkün değil. Hangi sektörde, hangi iş alanında, hangi uzmanlık alanında ilerlemek istiyorsanız buralardaki profesyoneller ile temasa geçin, kendinizi, inançlarınızı, tutkularınızı, motivasyonlarınızı ve becerilerinizi anlatın. Daha da iyisi, bu alandaki tutkunuzu gösterece küçük sosyal girişimler veya gönüllü işler yapın ve bunları gösterek güven kazanın. Bunun üzerine inşa edin.

 

  • Nicelik değil niteliğe değer verin. Doğru noktalarda tanıyacağınız ve iyi ilişki geliştirmiş olduğunuz, sohbet ettiğiniz hatta belki şakalaştığınız ve güvenini kazandığınız iki kişinin size getirisi, sadece adını ve e-mail adresini bildiğiniz 20 kişiden daha fazla olacaktır. Bu yüzden networkünüzü genişletmeyi hedeflerken olabildiğince çok kişiyle tanışmayı değil, tanıştığınız kişilerin sayısı az da olsa onlarla gerçek, içten ve samimi diyaloglar kurmayı hedefleyin. Az olsun öz olsun.

 

Özetle nitelikli ve becerilerinize uygun iş bulmak şansa bırakılacak bir süreç değil, ancak işin olumlu tarafı, artık iyi iş fırsatları ile karşılaşmak sadece şans işi değil. Hem becerilerinize yatırım yaparak, hem sosyal ve profesyonel profilinizi çekici hale getirerek hem de doğru şekilde network geliştirerek kendi fırsatınızı kendiniz yaratabilirsiniz.

Okumaya Devam edin: Nitelikli İş Arama Teknikleri