Posted by Ozan | IK & Liderlik, Kurumsal

Gelişimin birinci adımı, eksikler olduğunu ve gelişim için alan olduğunu kabul etmektir.

Örneğin matematik dersinde kötü not alan bir öğrenciye bunun “sayısal zeka” azlığından olduğu mesajını üstü kapalı dahi verirseniz, çalışmaz. Değiştiremeyeceği bir şey için niye çalışsın ki? Öte yandan aldığı kötü notun sebebinin “doğru çalışmaması” olduğunu söylerseniz, yine çalışacağı ve başarılı olacağı garantili değildir, ancak ilk senaryoya göre çok daha avantajlı bir durumdadır. Karar verdiği ve istediği an daha başarılı olabileceğini bilir. Bu noktadan sonra konu, fedakarlık ve istek meselesidir.

Bu kurumlarda da aynı şekilde. Pazarlamadan finansa, satıştan veritabanı yönetimine, eğer o meslek alanında gelişilecek, öğrenilecek şeyler olduğunu düşünüyorsanız çok daha hızlı gelişirsiniz. Eğer bu alanlardaki başarının mizaç, karakter ya da sadece zamanla kazanılan tecrübe ile gelişeceğine inanıyorsanız da gelişim ya hiç olmaz, ya da çok yavaş olur.

Asıl konumuz olan “iş görüşmesi yürütmeyi” ele alalım. İş görüşmesi derken, adayların yaşadığı deneyimi kastetmiyorum. Odağımız masanın diğer tarafı. Yani siz bir aday olarak görüşmeye gittiğinizde yaşadığınız iş görüşmesi deneyimini belirleyen taraf.

Ne yazık ki (sadece Türkiye’de değil Dünya’da da) “iş görüşmesi yürütmeyi” geliştirilebilir bir beceri olarak görmeme eğilimi çok yüksek…

Yani bu meslek alanında çalışanlar, ya kendilerini doğuştan gelme bir yetenekle “çok iyi insan sarrafı” olarak görüyorlar ve adaylarla ilgili çok doğru gözlemler yaptıklarına inanıyorlar, ya da başta iyi olmasalar bile yaptıkları çokça görüşme ve harcanmış yıllar sonrasında bu meslekte “çok iyileştiklerine” inanıyorlar.

İş görüşmesi teknikleri

Aday olarak gittiğiniz bir sonraki iş görüşmesinde, eğer doğru samimiyeti yakalarsanız, iş görüşmesini yürüten kişiye kendini bu meslekte geliştirmek için tam olarak neler yaptığını sorun. Nasıl kaynaklardan beslenmiş, nerede / nasıl bir “iş görüşmesi yürütme” eğitimi almış, bu alanda kimin bir sonraki aşamaya geçip geçmeyeceğini belirleme yetkinliğini nasıl kazanmış?

Karşısına oturan kişiye, kendi işiyle ilgili beş – altı soruyu herkes sorabilir. Aday ile yaşanan “diyaloğu yapılandırmak” ise bir ustalık işidir.

Her nasıl pazarlamanın, satışın, finansın bir okulu varsa, İK’nın da bir okulu olmalı. İçinizden “var zaten” demeden, okul derken lisans veya yükseklisansta “insan kaynakları yönetimi” derslerini değil, “İş görüşmesi nasıl yürütülür?” sorusuna bilimden dayanak alarak cevap veren bir metodu kastettiğimi netleştireyim.

Acilen, şirketlerin büyümesinde ve başarılı olmasında bu kadar büyük etkisi olan bir alanda, daha çok tekniğe, metoda, modele, analitik yaklaşımlara ihtiyacımız var.

Bu alandaki ilk çalışmayı iki yıl önce başlatmıştım ve sonucunda Creative Hiring çıkmıştı. Çok yakında, hatta umuyorum Nisan içinde bu soruna çözüm bulmayı hedefleyen bir çalışma yayınlayacağım. (Bkz: #yetenekkasifi)

Umudum, Türkiye’de yapılan ve yapılacak tüm iş görüşmelerinin kalitesini arttırmak, adayların daha iyi bir deneyim yaşamasını sağlamak ve işe alımı meslek haline getirmiş kişilerin kendilerini çok daha aktif olarak geliştirerek daha sağlam gözlemler ve değerlendirmeler yapmalarını mümkün kılmak.

Ozan.

(İK Danışmanlığı, Kurum İK veya İşe Alım Ekipleri veya İş görüşmesi yapan yöneticiler tarafındaysanız ve bu konu ilginizi çekiyorsa, bana yazın.)

# İş Görüşmesi Teknikleri #işgörüşmesiteknikleri

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailFacebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail Bilgi Paylaştıkça Artar!
  • Eleştirel Düşünce Dost'tur.
    Bu kitabı okuma listene al!
  • Facebook By Weblizar Powered By Weblizar
  • Kariyer ve geleceğine
    bakış açını değiştir.
    Posta Adresi
    Güvenli. Spamsiz.
  • Tüm Konular…

  • Son Birkaç Tweet!

Yeni Yazıları Kaçırma!

Kariyer ve geleceğine bakış açını değiştir.

Spam yok.
İstediğinde terk et.
Posta Adresi