3 sorum & 1 de önemli haberim var.

-Bir iş görüşmesi nasıl daha iyi yürütülür?

-Görüşmeye gelen adaylar nasıl daha iyi tanınır?

-Hangi insanlarla çalışılabileceği, hangilerinin kurum için yıkıcı olacağı nasıl anlaşılır?

Bu sorulara yorumlarınızı merak ediyorum. Bir yandan, kişisel bir bilgi paylaşayım: Kendim bir işe alım uzmanı olarak hem Turkcell’in İK’sında, hem de Heidrick&Struggles Yönetici Seçme alanında çalıştım. O zamanlar kendimi geliştirecek kaynakları aradığımda ve yukarıdaki soruları sorduğumda yeterince dolu, bilimsel, araştırılmış ve kuvvetli cevaplar bulamamıştım. Yıllar sonra, bugün, sizinle yeni çıkan kitabım “Yetenek Kaşifi”ni paylaşmak istiyorum. Amaç: Türkiye’de yapılan iş görüşmelerinin kalitesini arttırmak ve işe alım kararlarının niteliğini yukarı çekmek! En başta bu üç soruya cevap veriyor. Uzun bir emeğe, araştırmaya, bilime ve tecrübeye dayanıyor.

“Doğru İnsanı İşe Almak” konusunu önemli buluyorsanız, artık bunun tekniği konusunda referans alabileceğiniz bir kaynak var. Kitabı doğrudan edinmek isterseniz: https://lnkd.in/dUxnKgA

Mayıs ayında, kitabı anlatmak için takvimimde zaman ayırdım, eğer kurumsal olarak bu konu üzerinde birlikte bir çalışma yapalım derseniz, bana mesaj yazabilirsiniz.

Sevgiler & İyi okumalar Ozan.

Fikir vermesi adına kitaptan kısa bir alıntı:

“Günlük hayatta ve iş ortamında tanıştığınız insanların gizli motivasyonlarını, tereddütlerini, inanışlarını, korkularını, isteklerini, düşüncelerini, akıllarını kurcalayanları ve en önemli değerlerini apaçık görebilseydiniz hayatınız nasıl değişirdi? Karar alma süreçleriniz nasıl etkilenirdi?

Yetenek Kâşifi, hem iş hem özel yaşamınızda karşı karşıya kaldığınız tüm insan etkileşimlerinde kullanılabileceğiniz, dikkatle ve derinlemesine gözlemlerle tasarlanmış bir “model” içermektedir.

Bu çalışmanın başlıca amacı, bir organizasyondaki işverenlerin ya da işe alım yöneticilerinin, iş görüşmesi uygulamalarının kalitesini artırarak ve aday tecrübesini geliştirerek daha etkin işe alım kararları vermelerine rehberlik etmektir. Ayrıca, bu kitapta bulacağınız teorik ve pratiğe dönük uygulamalar, benzer insan etkileşimi dinamiklerini barındıran herhangi bir ortamda da kullanılabilir. Kitabın içeriğinde bulacağınız fikir ve ipuçları, işe alım ve insan kaynakları alanının da ötesine geçerek satış, satın alma, pazarlama; kısacası, insan etkileşimini ve iş hayatındaki karar verme süreçlerini içeren herhangi bir bağlamda fayda sağlayacaktır. Bu kitapta bahsi geçen model, yüz yüze ve birebir etkileşimlerin tamamında daha iyi performans göstermeniz, insanlar arasında geçen diyalogları daha iyi anlamanız ve çözümlemeniz için kullanılabilir…”

Cem Yılmaz Neden Başarılı? Bir Tat Bir Doku’dan, Fundamentals’a

Cem Yılmaz neden başarılı düşündünüz mü? Komedi mesleğinin doğasında, çok iyi yaptığı bazı şeyler var. Tartışmasız, Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi komedyeni. Bir Tat Bir Doku’dan (1999), Fundamentals’a (2013) yaşadığı gelişim yolculuğunu konuşmadan önce bir durup bu adam, “Neden Başarılı?” sorusunu soralım.

Neden Başarılı?Cem Yılmaz Neden Basarılı

Başarı için çok çalışmak gerektiği gerçeği bir tarafa, konu sahne ve Cem Yılmaz’ın başarısı olunca bence her şeyin merkezinde en önce şu üç konu var.

1) Kendi eğlenen, karşısındakini de eğlendirir.

Cem Yılmaz’ın hem Bir Tat Bir Doku hem de Fundamentals gösterlerindeki sunuş ve sahne performansına baktığımızda en büyük ortak nokta olarak, kendisinin de dolu dolu eğlendiğini görüyoruz. En azından, eğlenmiyor olsa bile bu şekilde bir algı yaratmayı başarıyor. (Not düşmek gerek; gülüşleri büyük çoğunlukla mikroifadeler bilimine göre gerçek gülüş, bu yüzden benim oyum, kendisinin de gerçekten eğlendiği yönünde). Tüm gösterilerde samimiyete ve içtenliğe vurgu yapıyor. Sahneye çıktığında “beni sizler yarattınız” gibi klişelerden uzak duracağını söylüyor. Kendini gayet gündelik, gayet sıradan, gayet halktan bir yere koyuyor ve bunu vurguluyor. Kendisini, gülmekten zevk alan, ve diğer insanları güldürmeyi görev edinmiş birisi olarak anlatıyor. Sahne’ye çok yüksek bir enerjiyle, eğlenceli

Öfke Kontrolü Mümkün mü?

Öfke kontrolü tabi ki de mümkün. Hem de çok basit bir formülü var. Yapması o kadar kolay değil, ama söylemesi kolay. O yüzden işin kolay kısmını bu formülün ne olduğunu anlatarak ben yapacağım, zor kısmını hayata geçirmek için çalışarak siz yapacaksınız. 🙂

Öfke Kontrolü’nü Öğrenmek için Bilmeniz Gereken Tek Prensip

Öfke, şaşkınlıktan gelir.

Yani… Şaşırmadığınız bir duruma kızamazsınız.

Neymiş şu “Kişisel Gelişim” Kavramı?

Gittikçe karmaşıklaşan hayatlarımızda yol bulmak zorlaştıkça çareler arıyoruz, kişisel gelişim kavramı, bu dertlere derman olacağını iddia ediyor. Peki bu iddianın altını doldurabiliyor mu?

Kariyer seçimler, duygusal hayat, aşk – eş seçimleri, çoluk çocuk ile ilgili kararlar, taksitler borçlar nasıl ödenmeli, ev-araba almalı gibi finansal kararlar zaten yeterince bünyeleri zorluyor. Hepsi zor kararlar, çevremizden aldığımız tavsiyeler de her zaman geçerli değil. Bunlar yetmezmiş gibi, şehir hayatının üzerimizdeki baskısı arttıkça, insanlarla nasıl anlaşacağız, nasıl iletişim kuracağız, kendimizi nasıl gerçekleştireceğiz, nasıl mutlu olacağız gibi konuları çözmeye çalışıyoruz.

Özetle, herkes çok dertli. İnsanların bu “dertleri” arttıkça, “Kişisel Gelişim” kavramı kuvvetleniyor,