Cem Yılmaz Neden Başarılı? Bir Tat Bir Doku’dan, Fundamentals’a

Cem Yılmaz neden başarılı düşündünüz mü? Komedi mesleğinin doğasında, çok iyi yaptığı bazı şeyler var. Tartışmasız, Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi komedyeni. Bir Tat Bir Doku’dan (1999), Fundamentals’a (2013) yaşadığı gelişim yolculuğunu konuşmadan önce bir durup bu adam, “Neden Başarılı?” sorusunu soralım.

Neden Başarılı?Cem Yılmaz Neden Basarılı

Başarı için çok çalışmak gerektiği gerçeği bir tarafa, konu sahne ve Cem Yılmaz’ın başarısı olunca bence her şeyin merkezinde en önce şu üç konu var.

1) Kendi eğlenen, karşısındakini de eğlendirir.

Cem Yılmaz’ın hem Bir Tat Bir Doku hem de Fundamentals gösterlerindeki sunuş ve sahne performansına baktığımızda en büyük ortak nokta olarak, kendisinin de dolu dolu eğlendiğini görüyoruz. En azından, eğlenmiyor olsa bile bu şekilde bir algı yaratmayı başarıyor. (Not düşmek gerek; gülüşleri büyük çoğunlukla mikroifadeler bilimine göre gerçek gülüş, bu yüzden benim oyum, kendisinin de gerçekten eğlendiği yönünde). Tüm gösterilerde samimiyete ve içtenliğe vurgu yapıyor. Sahneye çıktığında “beni sizler yarattınız” gibi klişelerden uzak duracağını söylüyor. Kendini gayet gündelik, gayet sıradan, gayet halktan bir yere koyuyor ve bunu vurguluyor. Kendisini, gülmekten zevk alan, ve diğer insanları güldürmeyi görev edinmiş birisi olarak anlatıyor. Sahne’ye çok yüksek bir enerjiyle, eğlenceli

İnsan Kaynakları ve Bilimsel Düşünce

İnsan Kaynakları ile bilimsel düşüncenin ne alakası var diye düşünüyorsanız, size bir hikaye anlatacağım. Buyrun…

Hayatını, çalışma ortamlarının kültürden kültüre nasıl değiştiğini anlamaya adamış bir kişi var. Bu kişi Geert Hofstede, kendisi Hollandalı bir Sosyolog. Aynı zamanda “Güç Mesafesi” kavramını popüler hale getiren kişi. Ancak işin ilginci, Hofstede bunları bilim adamı kimliğiyle yapmış birisi değil… Aslında Hofstede eski bir IBM çalışanı! Hatta ve hatta kendisine bugünkü tabiriyle bir “İK’cı” ya da İnsan Kaynakları uzmanı bile diyebiliriz. Gelin bu ilginç hikayenin biraz arka planına bakalım.

Öfke Kontrolü Mümkün mü?

Öfke kontrolü tabi ki de mümkün. Hem de çok basit bir formülü var. Yapması o kadar kolay değil, ama söylemesi kolay. O yüzden işin kolay kısmını bu formülün ne olduğunu anlatarak ben yapacağım, zor kısmını hayata geçirmek için çalışarak siz yapacaksınız. 🙂

Öfke Kontrolü’nü Öğrenmek için Bilmeniz Gereken Tek Prensip

Öfke, şaşkınlıktan gelir.

Yani… Şaşırmadığınız bir duruma kızamazsınız.

Neymiş şu “Kişisel Gelişim” Kavramı?

Gittikçe karmaşıklaşan hayatlarımızda yol bulmak zorlaştıkça çareler arıyoruz, kişisel gelişim kavramı, bu dertlere derman olacağını iddia ediyor. Peki bu iddianın altını doldurabiliyor mu?

Kariyer seçimler, duygusal hayat, aşk – eş seçimleri, çoluk çocuk ile ilgili kararlar, taksitler borçlar nasıl ödenmeli, ev-araba almalı gibi finansal kararlar zaten yeterince bünyeleri zorluyor. Hepsi zor kararlar, çevremizden aldığımız tavsiyeler de her zaman geçerli değil. Bunlar yetmezmiş gibi, şehir hayatının üzerimizdeki baskısı arttıkça, insanlarla nasıl anlaşacağız, nasıl iletişim kuracağız, kendimizi nasıl gerçekleştireceğiz, nasıl mutlu olacağız gibi konuları çözmeye çalışıyoruz.

Özetle, herkes çok dertli. İnsanların bu “dertleri” arttıkça, “Kişisel Gelişim” kavramı kuvvetleniyor,

Yeni Yazıları Kaçırma!

Kariyer ve geleceğine bakış açını değiştir.

Spam yok.
İstediğinde terk et.
Posta Adresi