Biyografi

Kendini bildi bileli meraklı birisidir. Ancak bir noktada maymun iştahlılığı bırakmış ve kendi gelişiminin merkezine iyi bir insan davranışı gözlemcisi olma hedefini almıştır. Liseyi Robert Kolej’de okumuş, Boğaziçi Üniversitesi’nde Sosyoloji ve Psikoloji alanlarında eğitim almış, Galatasaray Üniversitesi’nde Pazarlama İletişimi alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. İş hayatının ilk yıllarını Davranış Bilimleri Enstitüsü’nde, daha sonraki yıllarını ise veri okumak ve toplumsal gözlemlerini sayılarla desteklemek için pazar araştırma şirketi TNS’te geçirmiştir. Takip eden yıllarda Heidrick&Struggles’ta Liderlik Danışmanlığı alanında çalışmıştır. Geçmiş 3 yıldır ise Turkcell’de Yetenek İşe Alımı ve İnsan Kaynakları İş Ortağı olarak çalışmaktaydı. Creative Hiring, The Other Way ve Sert: Sorgulayarak Mutlu Kalma Sanatı isimleriyle ikisi İngilizce biri Türkçe olmak üzere basılmış üç kitabı bulunmaktadır. Yakın zamanda çıkacak ikinci Türkçe kitabı Yetenek Kaşifi: Doğru İnsanı İşe Al hazırlık aşamasındadır. Kurumlara ve bireylere yönelik eğitimler tasarlamakta, kariyer danışmanı olarak destek vermekte ve düzenli olarak teknoloji, insan davranışı, toplumsal değişim konularında yazı ve içerik üretmektedir.

 

Hikayem

Kısa:

İnsan davranışı incelemek konusunda heyecanlı ve tutkulu bir insan olarak tüm eğitim hayatımı ve iş tecrübemi bu hedef peşinde kurguladım. Artık son 10 yıldır bu alanda kazandıklarımı daha çok paylaşmak istiyorum. Sosyoloji, Psikoloji, Davranış Bilimleri, Yönetici & Liderlik Danışmanlığı ve İnsan Kaynakları alanında eğitim ve iş tecrübesi sahibiyim.

 

kendini gerçekleştir ozan dagdeviren

Uzun:

1

Yaklaşık 15 yıl önce bir bahar günü, liseyi okuduğum Robert Kolej‘in bahçesinde, ağaçların altında otururken, hayatta en zevk aldığım şeyin gözlem yapmak olduğunu keşfettiğimi hatırlıyorum. O zaman farkında değildim ama bunu farketmek hayatımın rotasında büyük etki sahibi olacaktı. Etrafımdaki dünyanın karmaşasının hem korkutucu hem de büyüleyici olduğunu hissettiğimi hatırlıyorum. Bu karmaşık dünyayı daha iyi anlamak istedim. Bu yüzden gözlemleye devam ettim.

Takip eden bir kaç yıl içerisinde önce psikolojiyle tanıştım. İlk önce varoluşçu psikoterapi, ardından psikanaliz derken kendimi yaz aylarında Irvin Yalom okuyup, arkadaşlar ile sohbetlerimde Libido, Oral Fiksasyon, Ego Durumları ve Defans Mekanizmalarını konuşurken buldum. Psikoloji alanında insanın ruhunu inşa eden parçaları daha iyi tanıdıkça, baktığım ve anlamaya çalıştığım o karmaşık dünyayı daha iyi yorumlayabildiğimi ve kendime özgü bir bakış açısı oturtabildiğimi farkettim.

Ne yapmak istediğimi bulmuştum! Bir yandan okumak, öğrenmek ve keşfetmek, diğer yandan insanlar ve hayat ile ilgili gözlemler yapmak, bunları paylaşmak istiyordum. Bunu nasıl yapacağımı bulmam ise bir 10 yılımı daha aldı.

2

Altı aylığına Hollanda, Tilburg Üniversitesi‘nde “Organizasyonel Davranış” alanında çalışmak üzere yurtdışındaydım. Bana kendimle baş başa kalma fırsatı verdiği için hayatımın en değerli dönemlerinden biriydi. Artık üniversitenin sonlarına geliyordum ve kendime, “Ben ne yaparak hayatımı kazanmak istiyorum?” sorusunu sorduğumda, zamanımı kendi yöneteceğim, insan davranışı bilimlerine yakın çalışacağım ve biriktirmeye başladığım teorik bilgi ile pratiği birleştirebileceğim bir iş yapmam gerektiğine karar verdim.

Bir kaç sene öncesinde lise mezuniyetimi takiben Sosyoloji okuyarak dünyanın üzerine kurulu olduğu sistemi makro bir perspektif ile anlamak istemiş ve bu sebeple bu alanda Boğaziçi Üniversitesi‘nde Lisans eğitimine başlamıştım.

Döndüğümde, çoğu insansın cesaret etmediği bir yola girdim ve Sosyoloji’ye ek olarak Psikoloji Bölümü’nün sunduğu tüm lisans (ve hatta yüksek lisans) derslerini alarak mezun oldum. Öğrendiklerim benim için ders değildi, tutkuydu. Okul dışı zamanımın çoğunu da bu konuda bulabildiğim her kaynağı içselleştirmek için harcadım. Bu dönem öğrendiğim tek bir bilgiyi onbinlerce liraya değişmem.

En büyük öğreti ise hiç bir kitapta yazmıyordu: Psikoloji’de öğrendiğim kavramlar Sosyoloji çevrelerinde küçümsenirken, Sosyoloji’de öğrendiklerim de Psikoloji çevrelerinde değersizleştiriliyordu. Şaşırmıştım. Aynı binanın iki katında kendi doğruluğuna bu kadar inanmasına rağmen, alternatif doğruları reddeden bir gerçeklik dünyaya bakışımı olgunlaştırdı. Tek yol kendi doğru ve gerçeklerimi keşfetmek ve arkalarında durmaktı.

3

Kendi gerçek ve doğrularım ile iş hayatına girdim. Hedef belliydi: teorik bilgi sahibi olduğum alanlarda pratik kazanmak – gerçek tecrübe edinmek – gelişmek – büyümek ve nihayetinde insan ve toplumsal davranışları gözlemlemekte gelinebilecek en iyi noktaya gelmek.

Bunun için ilk önce Davranış Bilimleri Enstitüsü‘nde çalıştım. Türkiye’deki ilk Çift Aile Terapisi Derneği’nin kurulumuna destek verdim; Terapi Portalı için psikoloji alanındaki içerikleri geliştirdim; Kişilik Değerlendirme ve Psikoterapi’nin detaylarını öğrendim.

Daha sonra “bilginin kaynağına” gitme düşüncesi ile pazar araştırma sektörüne giriş yaptım ve TNS Araştırma’da çalıştım. Mobile Life, Digital Life gibi teknoloji ve insan davranışı inceleyen araştırmalara ek olarak çalışan bağlılığından, müşteri deneyimine insan davranışını sayısal olarak analiz eden bir çok çalışmada bulundum.

Buradan Yönetim&Liderlik Danışmanlığı alanında faaliyet gösteren Heidrick & Struggles‘a geçerek Executive Recruitment işini keşfettim, iş hayatının hiç tahmin etmediğim detaylarını keşfettim, insani bakmak kadar, teknik ve ticari bakabilmeyi öğrendim. Güç Mesafesi ne demek bunu çok iyi anladım.

Tüm bu tecrübe ve bilgilerimi yanımda getirerek Turkcell‘de Yetenek İşe Alımı alanında ve İnsan Kaynakları İş Ortağı olarak çalışmaya başladım. Bu işi tutkuyla yaptım, çünkü benim için her yüz yüze görüşme, iş tecrübesi bir yana sadece insanlığından dolayı çok değer verdiğim kişileri tanımak, hayatımda hiç yapmadığım derinlikte gözlemler yapmak ve analizler oluşturmak için hayatta bir kere yakalanacak bir fırsattı. Ne yapmak istediğimi biliyordum, ancak nasıl yapmak istediğimi bulmak ancak yıllar sonra mümkün olmuştu. Yaptığım binlerce yüz yüze görüşme ile teorik olarak bildiklerimin altını dolduracak pratik tecrübeyi kazandım.  Bu dönemki kazanımlarından daha sonra Amazon’da HR&Leadership kategorisinde BestSeller statüsüne kadar yükselen “Creative Hiring: The Pinnacle Model for Spontaneous, Imaginative, Collaborative Interviews” isimli kitap çıktı. Bu kitapta aday psikolojisini merkeze alan ve en olumlu şekilde yönetebilen iş görüşmeleri nasıl yapılır bunun modelini oluştudum ve bilimsel kaynaklarla destekleyerek anlattım.

 

4

Bugün ise aynı zevkle yaptığım ve ilk kitabım Sert: Sorgulayarak Mutlu Kalma Sanatı üzerine kurgulu kurumsal eğitimlere daha çok odaklanabilmek; ikinci kitabım Creative Hiring ile ortaya koyduğumu Psikoloji Temelli İş Görüşmeleri konusundaki eğitim çalışmalarını derinleştirebilmek istiyorum. Bunlar ve tasarladığım diğer yenilikçi “bilimsel ile kurumsal’ı birbirine yaklaştıran” eğitimler için benimle temasa geçebilirsiniz.

Bu dönemde ek olarak dördüncü kitabım üzerine çalışmak ve yine tohumunu attığım yeni girişimimi kurgulamak hayatımda merkezi yer tutacak.

“Öğrenmek zevklidir.”

 “Üretmek mutluluktur.”

öğrenmek zevklidir üretmek mutluluktur

Takip Edin -> Twitter@ozandagdeviren

Ekleyin -> LinkedIn/OzanDagdeviren

Yazılar üzerine konuşalım -> Medium.com/ozandagdeviren