Bu hafta, son kitabım “The Other Way: Happiness Though Critical Thinking” kendi sesimden Amazon ve Audible.com’da sesli-kitap olarak yayınlandı. Benim için beklediğimden yorucu ama umuyorum, sonuçlarına deyecek bir çalışma oldu.

Audible ile buradaki linkten ilk kitabınızı ücretsiz olarak dinlemeye başlayabilirsiniz.

Sesli Kitap

Arka Plan

Bu kitabın bir versiyonu Türkçe olarak Türkiye’de “Sert: Sorgulayarak Mutlu Kalma Sanatı” olarak 2015 yılında basılmış ve tüm kitap satış noktalarında okuyucularla buluşmuştu.

Daha geniş bir okuyucu kitlesi veya diğer değişle dünyayla buluşması için kitabı İngilizce olarak baştan yazmıştım. Bu sürede kitaba bir çeviri gibi değil, kültürel bir adaptasyon olarak yaklaşmıştım. Kitap The Other Way adıyla 2016 başından bu yana Amazon.com tarafından satlıyordu.

Neden sesli kitap oluşturmak istedim?

Audible üzerinden sesli kitap dinleme uygulamasına bayıldım.

Her nasıl Kindle normal kitapların yerini tam olarak tutamazsa, sesli-kitap da normal kitapların yerini tutmaya çalışmıyor. En azından ben o şekilde görmüyorum.

Sesli kitap, kendi kendine, başlı başına yeni bir “medium” yani bilgi aktarım arayüzü. Ve dikkatli bakarsanız, çok etkin, verimli, multi-task çalışma dostu ve esnek bir arayüz.

Yolda giderken, yemek yaparkan, çamaşır ütülerken, tatilde, arabada, spor yaparken aynı anda kitap okuduğunuzu düşünün!

Bu yüzden The Other Way de aynı şekilde ulaşılabilir olsun istedim.

Son bir kaç ayda ben şu kitapları okudum (dinledim), her birini ayrıca kuvvetle öneririm. Her saniyesine deyecektir.

Ne öğrendim?

Bu iş zormuş. Kolay olmasını beklemiyordum ama düşündüğümden de daha zor ve uzun süren bir iş ile karşılaştım.

İlk olarak profesyonel seslendirme yapan biri değilim, o yüzden de yeri geldiğinde tutarlılık ve anlaşılırlık için benzer yerleri tekrar tekrar okumak durumunda kaldım. Dinleyicinin fark etmediği ancak ses kaydı yaparken ortaya çıkan bir çok ufak detay var. Kelimeler arasında aldığınız nefes sesi, dudak ve dilden çıkan ‘şap’lamalar, paragraftan paragrafa değişen ses tonunu aynı ve tutarlı tutma çabası, ses yüksekliğini ve kalitesini yüksek tutma çabası, ve tüm bunların üzerine, kendisi başlı başına bir meslek olan ses post-prodüksyon ve editing süreci.

Ben tüm hepsini kendim yapmayı tercih ettim, ve çok da şey öğrendim. Günün sonunda onlarca saat alan bir işi 3 saat 21 dakikalık tek bir ürüne dönüştürebilmiş ve hem Audible.com, hem Amazon.com hem de audiobooks.com gibi platformlar tarafından onaylanılmış ve listelenmiş olmak güzel bir tatmin.

Ne umuyorum?

Bence herkesin yaptığı işler arasında sinerji yaratması önemli. Kariyer Danışmanlığı, Kurumsal Eğitmenlik ve Yazarlık gibi konulara odaklanan ve yeni teknolojiler ve sosyal iletişim biçimlerinden heyecanlanan birisi olarak bu projenin diğer işlerimle bir sinerji içerisinde olduğunu düşünüyorum.

Buna bağlı olarak en yalın umudum da hem diğer işleri olumlu olarak etkilemesi, hem de onlardan olumlu olarak etkilenmesi.

www.ozandagdeviren.com

Cevaplar sınırlayıcıdır. Sorular özgürleştiricidir. Cevaplar nokta’dır. Düşünceyi durdurur. Sorular soru işareti’dir. Düşünceyi başlatır ve devam ettirir.

photo-1452269826925-82be65baa057

Düşünce soru ile başlar, cevap ile sona erer.

Hayali bir diyalog…

Neden okula gittin?

-Mezun olmak için.

 

Neden derslerine çok çalıştın?

-İyi notlar almak, başarılı bir öğrenci olmak için. En önemlisi gelecekte başarılı ve mutlu bir insan olmak için.

 

Neden tüm hafta sonlarını, gençliğini yaşamak yerine dershanelerde harcadın?

-İyi bir üniversiteye girebilmek ve kendi geleceğimi kurtarabilmek için.

 

Neden üniversitede istediğin bölümü değil, puanı en yüksek bölümü seçtin?

-Mezun olduktan sonra daha iyi iş bulma şansımı arttırmak için.

 

Üniversite yıllarını nasıl geçirdin?

-Sosyalleştim, eğlendim, okudum, gezdim arada sırada. Çoğunlukla finaller için ders kitaplarını ezberledim.

 

Neden Üniversite’nin son iki yıl yaz tatilini staj yaparak geçirdin?

-Mezun olduğumda iyi bir iş bulabilmek, hayata iyi bir başlangıç yapabilmek için.

 

-Yapabildin mi peki?

Neyi yapabildim mi?

 

Hayata iyi bir başlangıcı diyorum, yapabildin mi? İş hayatından beklediğini buldun mu?

-8 senedir çalışıyorum, fena olmayan bir kıdemim ve kariyerim var. Bugün şartlar çok iyi değil, işler yoğun hak ettiğimi tam olarak kazandığımı düşünmüyorum ama önümüzdeki yıllarda büyük terfiler alacağıma inanıyorum.

 

Başka bir soru, neden evlenmedin?

-Fırsat olmadı desem yeridir, hayatımın neredeyse tamamı iş son birkaç yıldır. Dışarı çıkacak zamanı ve enerjiyi bulamıyorum.

 

Peki özetle, hayatından memnun musun?

-Fena değil. Hayır diyecek olsam da dilim varmıyor. Ancak aklımdaki soru “Bu mudur?”

 

Soru sormaya başladın yani nihayet. Peki, hayatında en çok kimlerin sözünü dinledin?

-Aile büyüklerimin, öğretmenlerimin, fikir liderlerinin, yöneticilerimin, arkadaşlarımın, çevremin.

 

Kendi ne kadar dinledin?

– …

-Kendi “sözümü” bulamadım herhalde. Sorulardan daha çok cevapların peşinde koştum. Aldığım cevaplara da inandım. Cevap alınca sormayı bıraktım. Yanlış mı yaptım?

-…

photo-1420789173086-97a9e560b784

Bir gün daha geçiyor.

 

* * *

Bu hayali diyalog aslında pek de hayali değil. Türlü çeşitleri, Pazartesi-Cuma şirket koridorlarında karşılaştığınız her insanın zihninde mevcut.

Sorular merak ürünüdür. Hayatta sorulacak doğru soruları arayan insanlar kendi değer sistemini inşa eder ve kendi inançlarını keşfeder, kendisi için doğru olan yolu çizecek gücü bulur. Sadece işte değil, ilişkilerde de kendisi için neyin değerli olduğunu keşfedemeyenler; hazır cevaplar için Instagram ve Facebook’ta başka insanların mutlu olma şekillerine, kendi çevresine ve tanıdıklarına bakar. Kendince değer ve doğrularını keşfedemedikçe de mutsuz olur.

İşin sırrı doğru cevapları bulmaya çalışmadan önce, cevapsızlıktan korkmamakta.

Verilmeye değer, anlamlı her cevap öncesinde iyi düşünülmeyi gerektirir.

Sorular düşünceyi başlatır. Cevaplar düşünceyi sonlandırır.

Cevapları boş verin, doğru soruları düşünelim.

 

www.ozandagdeviren.com